|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Teknolojik ürünler: Gezip görürken fotoğraf çekmemek olmaz. Bu sebeple bir adet fotoğraf makinesi edinmek gerekir. Buna ilaveten cep telefonu, walkman/mp3çalar, kamera alınabilir. Ancak bilmediğiniz şehirlerde “ayaklı teknosa” gibi yürümek risktir. Bunları alırken hırsızlık ve kaybetme riskini düşünmek gerekir. El feneri ve çakı gibi aletler zor durumda imdadınıza yetişecektir, bu yüzden alınmalıdır. Son olarak sürekli yanınızda taşıyacağınız pasaport, kredi kartı/banka kartı, fotoğraf makinesi gibi eşyalarınız için askılı çanta almanızı öneririm. Ancak gezerken bunu çapraz astığınızda hırsızlığa karşı çok dikkatli olmalısınız. Hem çapraz askılı hem de kemerden geçen bir çanta güvenliğiniz için iyi olur. Ben para ve banka kartımı çantada değil, boyun kesesiyle taşıdım. Ödeme yaparken biraz Adile Naşit taklidi yaptım ama güvenli oldu. Pantolonun cebindeyse hedef saptırmak için sahte cüzdan vardı. İnterraile çıkıp da soyulan onca insanın arasına katılmamak için, böyle güvenlik önlemleri almak gerekiyor. Resmi Belgeler: Tabi ki resmi belgelerinizi de yanınızda bulundurmalısınız. Bunlar:
YURTİÇİ HARCAMALAR
(Pasaport ve çıkış harçları her yılbaşında yeniden belirlenir.) I
YURTDIŞI HARCAMALAR Eğer siz de açıkta yatmayanlardansanız, konaklamalar için belli bir meblağı gözden çıkarmanız gerekiyor. Interrailciler yaygın olarak hostelleri tercih ederler. Hosteller hem ucuz hem de başka interrailcilerle tanışmak bakımından iyidir. Buralarda konaklama hosteline ve odasına göre olmak koşuluyla, 15€-25€ arasında değişir. Daha rahat bir ortam arayanlar ufak otelleri tercih edebilir. Otellerin fiyatı da 25€-35€ arasındadır. Bazı şehirlerde güzel campingler mevcuttur. Bu tip yerlerde çadır kiralayarak konaklamanın bedeli 20€ nun altındadır. Büyük kentlerde şehir merkezinde konaklamak önemlidir. Bu sayede vakit kazanırsınız. Ayrıca geç saatlerde şehir dışındaki bir hostele gitmek güç olabilir. En azından kalacağınız yerin şehir merkezine yürüme mesafesinde olmasına özen gösteriniz. Her ne kadar hosteller güvenli sayılsalar da, özellikle 6 kişilik yatakhane tipi odalarda hırsızlık olayları yaşanabilmektedir. Unutulmamalıdır ki, interrail sırasında parasını hırsızlık yaparak çıkaran sırt çantalı tipler vardır ve bu tipleri diğer interrailcilerden ayırt etmek neredeyse olanaksızdır. Bu sebeple oda arkadaşlarınıza fazla güvenmemeniz ve değerli eşyalarınızı sürekli yanınızda taşımanız gerekmektedir. Yemek: Bir yöreye gittiğinizde, oranın yemeklerinden tatmamak olmaz. Sadece Mc Donald’s a gidip yemek masrafını düşmek mantık dışıdır. Öğle ve akşam olarak düşündüğümüzde günde iki öğün hamburger yemek hem hesaplı olmaz, hem de geziyi bitirmeden sağlığınızı bozabilir. Bu yorucu gezide iyi ve sağlıklı beslenmek şarttır. Sabahın köründe kalkıp akşama kadar gezeceğiniz için çok enerji harcayacaksınız. Bu sebeple sabah kahvaltısı çok önemlidir. Sabahları poğaçayla geçiştirecekseniz bir yerine iki poğaça yiyin. Otel kahvaltısı fiyata dahilse sömürebildiğiniz kadar yiyin. Kahvaltıda poğaça veriyorlarsa bir iki tane fazla alıp cebe atın. Öğle yemeği size kalmış. Biraz atıştırarak öğle yemeği geçiştirilebilir. Böyle durumda akşam yemeği biraz erkene alınır. İyi bir lokantada güzel bir yemeğin bedeli mekana bağlı olarak 15€-20€ arasındadır. Kıyıda köşede kalan lokantalardaki fiyatlar bunun biraz altındadır. Gündüz gezerken yanınızda mutlaka atıştırmalık yiyecek ve su bulundurun. Şehir merkezinde su çok pahalıdır. Suyu marketlerden 1,5lt’lik alıp, seyyar pet şişenize buradan aktarma yapabilirsiniz. Ayrıca vücudun vitamin ihtiyacını korumak için ara sıra meyve almak gerekir. İşte bu tarz ihtiyaçları marketlerden topluca almak en mantıklısıdır. Ancak aşırıya kaçmamalı, çünkü sonuçta stokladığınız her malzemeyi yine siz taşıyacaksınız. Müzeler: Dünyaca ünlü müzelere girebilmek kolay değildir. Saatler süren gişe kuyruğunun ardından yüksek müze ücretiyle karşılaşırsınız. Ücreti düşürmenin tek yolu ISIC öğrenci kartıdır. Bu kart; müze anıt, kule ve benzeri yerlerde %30-%50 indirim sağlar. Üç müzeye indirimli girdiğinizde kart parası çıkar. Bu sebeple Türkiye’den çıkmadan önce ISIC almakta fayda var. Napoli gibi bazı şehirlerde tüm müzelere ücret ödemeden girmeyi sağlayan müze kartları satılmaktadır. Eğer o şehirdeki bütün müzeleri gezmeyecekseniz, bu tip kartlar boşuna masraftır. Atina’da herhangi bir arkeolojik yere girerken 5 koçanlı bir bilet veriyorlar. Bunu bir kez aldığınızda, herhangi 4 müze veya arkeolojik mekana para ödemeden girebiliyorsunuz, bilginize. Avrupa’da da meydanlarda bizdeki gibi seyyar satıcıları görmek mümkündür. Siyahiler ve Hintliler işporta piyasasını ellerinde bulundurmaktadırlar. Bu ağabeyler ufak tefek hediyelik eşya ihtiyacını ucuza karşılamamızı sağlarlar. Öte yandan geziye teknolojik cihaz, ayakkabı gibi şeyler alma umuduyla çıkanların hüsranla döndüğü tespit edilmiştir. Bu tip ürünlerin hiç de ucuz olmadığı, hatta aynılarının Türkiye’de daha ucuz olduğunu unutmamak gerekir. Çok özel bir şey olmadıkça bu tip alışverişlerden kaçınınız. Ama t-shirt alabilirsiniz. Kimi yerlerde ucuza iyi t-shirt bulabiliyorsunuz, bilginize. Ulaşım: Şehir içi ulaşımlar için günlük kartlar ucuza gelebiliyor. Özellikle Roma ve Napoli’de herkes toplu taşıma araçlarına biletsiz biniyor. Venedik’te kalabalık olan istasyonlarda bilet kontrolü yapılıyor. Atina’da metro istasyonlarında turnike bulunmuyor ama kameralı kontrol var. Tek kullanımlık otobüs veya metro bileti bazı şehirlerde farklılık göstermekte olup 1€ civarındadır. En sık dile getirilen konulardan biri de İtalya-Yunanistan feribotuna ödenen ücrettir. Burada 16€ luk liman vergisi ödenerek Patras-Bari veya Patras-Brindisi hattından biri tercih edilir. Ancak 2006 itibariyle Brindisi hattından ek ücret alındığını söylüyorlar, araştırmak gerek. İletişim: Cep telefonuyla Avrupa’da konuşmak haliyle pahalıdır. Kontörlü bir hattan Türkiye’yi aradığınızda 30-40 kontör gidebilir. Türkiye’den sizi aradıklarında 25 civarında kontör gider. Gittiğiniz yerden telefon kartı almak mantıklıdır. 5€ luk kartlar Türkiye ile 10-20dk kadarlık konuşma verir. BİZİM HARCAMALARIMIZ Interraile çıkmadan önce; pasaport, vize randevu ücreti, vize harcı, seyahat sigortası, interrail bileti ve uçak bileti için kişi başına yaklaşık 700€ gibi bir harcama yaptık. Bu tutarın 340€ luk kısmını gidiş-geliş uçak biletleri oluşturmaktadır. Interrail seyahati süresince; kişi başı yaklaşık olarak 1300€ luk masrafımız oldu. bunun içerisinde 500€ konaklama, 400€ yeme içme, 130€ müzeler ve kalanı alışveriş, hediyelik eşya, toplu ulaşım, cafe ve diğer ufak harcamalardan oluşmaktadır. Buradan anlaşıldığı üzere 16 gün için ortalama 1000€ luk interrail seyahat masrafını çok aşmadığımız söylenebilir. Tabi burada bizim 19 günlük gezimizden 3 günlük masrafımızı düştüğümüzde ortalamayı tutturduğumuz görülmektedir. Ayrıca biz, seyahatimiz süresince özellikle konaklama ve yemek konusunda cömert davrandığımız halde, ortalama bir masraf yapmış olduk. Demek oluyor ki, Avrupa'da aynı paraya daha iyi imkanlar bulunabiliyormuş. Bunun dışında tek lüksümüz gidiş-geliş uçak kullanmamız oldu. Yaptığımız planı tutturabilmek için dönüşte de uçak kullanmamız gerekiyordu. Bunun için THY'den İstanbul-Milano gidiş ve Atina-İstanbul geliş bileti aldık. Durum böyle olunca karadan en iyi ihtimalle 1 gün sürecek Atina-İstanbul arasını uçakla 50 dakikaya indirmiş olduk. Yukarı Çık |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||